Elektrik Tesisatında Doğru Borulama: “Kabloyu Koruyayım” Derken Akımı Boğmamak
Şantiyede elektrik borulaması çoğu kez “kabloyu betonun cüssesinden korumak” prensibiyle başlar, fakat boru çapı seçiminden dönüş yarıçapına, ek kutu yerleşiminden doluluk oranına kadar ihmal edilen her detay, ilerideki arıza süresini uzatmakla kalmaz; aynı zamanda kablonun taşıyabileceği akımı sınırlandırarak pano hesabında öngörülen koruma açma süresini de bozar. Elektrikçi ustanın “bu kablo için 20’lik boru yeter” söylemi, fiilen üç faz + toprak iletkeni sıkıştırıp kablo kılıfının havayla temasını engellediğinde, akım taşıma kapasitesi katalog değerine göre %15–20 düşer, iletken sıcaklığı yükselir, izolasyon ömrü kısalır ve devre kesicinin açma eşiği, ısı emniyeti için olması gerekenden daha aşağıya çekilmek zorunda kalır; bu da özellikle motor yüklerinde her kalkışta gereksiz kesme ve iş kaybı anlamına gelir. Daha da kötüsü, boru kıvrımlarında 90 ° keskin dirsekler veya betondan çıkıntı yapan kırık boru ağızları, kablo çekimi sırasında iletken izolasyonunu tırtıklayarak gizli noktalarda kılıf soyulmasına yol açar; ilk yıl boyunca hiçbir belirti vermezken, nem ve toz birikimi ile birlikte kaçak akım yolunu bulur ve röle atmalarını düzensiz fakat yorucu hâle getirir.