Cephe Kaplama Sistemlerinde “Mikro” Hata, “Makro” Zarar

Cephe Kaplama Sistemlerinde “Mikro” Hata, “Makro” Zarar

Cephe panellerinin – ister kompozit, ister GRC ya da doğal taş olsun – binaya ankrajlandığı alüminyum karkas, statik projesi hazırlanırken rüzgâr emme–basma kuvvetlerine ve panel ağırlığına göre boyutlandırılır; ancak şantiyede çoğu kez “ölçü tutmadı” bahanesiyle U profiller birkaç santimetre aşağıya kaydırılır ya da kelepçeler tek vidalı geçici sabitleme ile bırakılır. İlk bakışta ciddi görünmeyen bu mikro tolerans sapmaları, cephe düzleminde 2-3 mm’lik “salınım” yaratır ve rüzgârlı havalarda paneller taşıyıcı profillere çarparak hem silikon derzleri koparır hem de gizli vidalarda metal yorulmasına yol açar; bir kış mevsimi geçmeden yağmur suyu arka boşluğa sızar, ısı yalıtımını ıslatır, iç duvar yüzeyinde soğuk nokta ve küf lekeleri görünür, kurumsal binalarda ısı giderleri hiç hesapta yokken %10-12 artar.

Bu noktaya gelmemek için, karkas montajından önce lazer şakul ve total station ile tam kot–aks kontrolü yapılmalı, ankraj plakaları en az iki paslanmaz dübel ve kimyasal harçla sabitlenmeli, düşey klipslerin tek vidayla “tutturulması” yerine çelik perçin veya çift vidalı kilitleme uygulanmalıdır; paneller yerine takıldığında plakaya binen moment, statik raporda öngörülen değerleri aşıyorsa profesyonel bir rüzgâr tüneli simülasyonu ile ek yatay hatıl tasarlanmalı, ayrıca cephe havalandırma aralığı kesintisiz bırakılarak arka tarafta oluşan nem, güneş enerjisiyle baca etkisi yaparak dışarı atılmalı, böylece cephe kaplama sistemi ilk günkü rijitliğini yıllarca korurken ısı yalıtımı da kuru kalır.