Neden Son Deprem Yönetmeliğine Uygun yeni bina yine de çöker?
Deprem yönetmeliğine uygun çizilmiş bir proje, şantiyede uygulama disiplinini kaybettiği anda kâğıt üzerindeki güvenliğini de kaybeder. Beton mikserine “bir kova su” ekleyip kıvamı akışkanlaştırmak, C30 tasarlanmış betonu dakikalar içinde C20’ye indirir; bu zayıf beton, depremde ilk ezilen eleman olur. Aynı mantıkla, kolon etriyeleri “demirden tasarruf” için 8 cm yerine 15 cm aralıkla sarıldığında beton patlar, donatı burkulur ve kolon baston gibi kıvrılır. Donatı yoğun birleşimlerde vibratör ucu girmezse bal-peteği boşluklar oluşur; betonarme eleman dışarıdan sağlam görünse de deprem yükünü omuzlayacak iç bütünlüğü yoktur.
İmalat sırasında yapılan “masum” kesit delikleri de yapının deprem davranışını dramatik biçimde bozar. Kesme kuvvetini taşımak için konulan perde duvara MEP ekibi bir klima kanalı açtığında, duvarın taşıma kapasitesi yarıdan fazla düşer; deprem dalgaları bu zayıf noktayı makas gibi kırar. Zemin katta parapet duvarı kolon yüzeyini kısmen örterse kısa-kolon etkisi doğar: kolonun açık yüzü bükülürken kapalı yüzü ezilir, ani kırılma başlar. Hatta binanın tesliminden sonra “daha ferah ofis” uğruna perde duvarların kaldırılması, yapıyı üst katlara göre yumuşak bırakarak domino etkili göçme riskini artırır.
Tüm bunların üzerinde, zemin iyileştirmesinin ihmal edilmesi en sağlam taşıyıcı sistemleri bile çaresiz bırakır. Gevşek dolgu sıkıştırılmadan temel atılırsa, deprem dalgası zemini büyüteç gibi büyütür; diferansiyel oturma kolon uçlarında çatlak, kirişlerde göçme yaratır. Prefabrik döşemelerde kanca kaynaklarının unutulması ya da eksik dolgu, deprem sarsıntısında panellerin kirişten kaymasına ve döşemenin kabuk gibi açılmasına yol açar. Bu hatalar bir araya geldiğinde, “yönetmelik tam” denilen bina depremde saniyeler içinde tasarım ömrünü tüketir.
Kalıcı çözüm yalnız projede değil, şantiyede başlar: su-çimento oranını santilitre hassasiyetle izleyen laboratuvar, her katta donatı-foto kayıtları, lazerli etriye ölçümü, beton dökümü öncesi ve sonrası bağımsız gözetim, taşıyıcı elemanda delik açılmadan önce zorunlu statik revizyon ve Proctor/karot testleriyle doğrulanan zemin sıkıştırması… Kısacası, deprem güvenliği çizimde tasarlanır; ama gerçek hayatta, ancak titiz imalat ve sıkı denetimle yaşatılır.